Edebiyat

Bertolt Brecht « Şair ve Yazarlar

Alman oyun yazarı (1898-1956).

Brecht Augsburg'da doğdu, 1918 sonrasının yenik Almanya'sında yaşadı: ekonomik bunalım, para değerinin düşüşü, işsizlik ve toplumsal adaletsizlikler, kanlı ayaklanma girişimleri onun, siyasal yönünü çizmesine etken olacak ve ona sanat yönünden esin kaynağı sağlayacaktı.

1928'de Brecht, Üç Kuruşluk Opera (müzik. Kurt Weill) adlı tiyatro oyunuyla büyük bir ün yaptı; bu oyunda da, öteki eserlerinde olduğu gibi, konuşmalara şarkılar karışıyordu. Ama 1933'te, Nazi rejimine düşman olduğundan ülkeden kovuldu. Ancak Hitler'in düşmesinden sonra Almanya'ya dönebilecekti.

İnanmış bir komünist olarak, savaştan sonra Doğu Berlin'e yerleşti ve orada karısı Helene Weigel ile, çağdaş tiyatro sanatının gelişimini derinden etkileyecek olan Berliner Ensemblc Tiyatrosu'nu kurdu.

Brecht'e göre tiyatronun tek görevi halkı eğlendirmek değil, onu haksızlıklara karşı savaşa hazırlamak üzere, gözlerini, çağdaş toplumun kusurlarına açmaktır. Komünizm doktrinlerine bağlı kalan Brecht sanatın, siyasal mücadelenin hizmetinde olması gerektiğine inanmıştır.

ESERLERİ

Burjuvaların Düğünü, Ana, Cesaret Ana ve Çocukları, Arturo Ui'nin Yükselişi, Aslan Asker Şvayk İkinci Dünya Savaşı'nda, Kafkas Tebeşir Dairesi.



«Üç Kuruşluk Opera»nın, 1970 yılında Paris'teki temsilinden bir sahne.

Edebiyat Terimleri « Genel

Abstre: Bir kitabın özeti.

Acaib-i Seb'a-i Alem: Dünyanın Yedi Harikası. Piramitler/ Mısır, Asma Bahçeler/ Babil, Artemis Tapınağı/ Efes, Zeus Heykeli/ Olimpus, Mozeleum/ Bodrum, Fener/ ıskenderiye, Helyos heykeli/ Rodos.

Akrostiş: Mısra başlarının ilk harfleri yukarıdan aşağıya bir özel adı gösteren şiir.

Alegori: Bir duyguyu, düşünceyi, kavramı ya da varlığı, başka bir varlık yardımıyla sembolize edip gösterme sanatı.

Anagram: Harfdeş.

Anakiklik: tersinden okununca gene aynı anlamı veren söz ya da cümle.

Asonans: Yarım kafiye.

Barok: Aşırı derecede süslü sanat tutumu.

Biyografi: Bir insanın hayatını anlatan eser.

Burlesk: Kaba, aşırı ve bayağı komiklik.

Cinas: Yazılışı, söylenişi bir, anlamı ayrı olan iki sözcüğü birarada bulundurma sanatı.

Darb-ı Mesel: Atasözü

Didaktik: Amacı birşey öğretmek olan eser.

Egzistansiyalizm: Varoluşçuluk.

Ekspresyonizm: Dışavurumculuk.

Empresyonizm: ızlenimcilik.

Entimizm: ıçtencilik.

Epigrafi: yazıtları inceleyen bilim.

Epilog: Son deyiş.

Epizod: Bir hikayede, şiirde asıl olaya karışan ikinci derecede önemli bir olay.

Etimoloji: Kelimelerin hangi kökten geldiğini inceleyen bilim.

Fars: Komedinin, sanat yönü yoksul, kaba bir türü.

Fütürizm: Gelecekçilik.

Galat-ı Meşhur: yaygın yanlış.

Haile: Tragedya.

Hamaset: Kahramanlık.

Itnab: Gereksiz yere sözü uzatma.

İcaz: Az sözle çok şey anlatabilmek.

İntak: Hayvanları ya da cansız cisimleri konuşturma.

İroni: Tersini söyleyerek alay etme.

İstiare: ığretileme.

Kinaye: Bir sözün hem gerçek, hem de mecazi anlamıyla kullanılması.

Klasik: Eski Yunan ve Latin sanat ve edebiyatıyla ilgili.

Lirizm: ınsan duygularının çok etkili ve coşkun olarak anlatılması.

Martaval: Hıdırellez sabahı, mani küpünden, niyet edip mani çekerek, niyet sahibine okumak.

Mazmun: Anlam, kavram.

Mecaz: Bir sözün asıl anlamından başka bir anlamda kullanılması.

Nazire: Bir şairin, çok beğendiği başka birine ait bir şiiri model alarak yazdığı şiir.

Nesir: düz yazı.

Nihilizm: Hiççilik.

Pesimizm: Kötümserlik.

Pitoresk: ınsan aklında resim gibi bir hayal uyandırabilen söz ya da yazı.

Pragmatizm: Faydacılık.

Prolog: Öndeyiş.

Pürizm: Dilde arıcılık.

Salname: Yıllık.

Semantik: kelimelerin anlamlarını araştıran bilim.

Septisizm: şüphecilik.

Te'lif: Eser yazmak.

Teşbih: Benzetme sanatı.

Tevriye: Bir sözü iki anlamda kullanma sanatı.

Verizm: Doğruculuk.

Vodvil: Bir tür komedi.

Ziya Gökalp « Şair ve Yazarlar



Büyük Türk düşünürü. yazar ve şair (1876-1924). Diyarbakır'da dünyaya gelen Ziya Gökalp ortaöğrenimini askeri okullarda tamamladı; liseyi bitirdikten sonra (1894) ailesinin, çevresinin, özgürlüğe düşman yönetimin ve okuduğu felsefe eserlerinin, ruhunda yarattığı bunalım sonucunda intihara kalkıştı, ama ölmedi.

İyileşince, ailesi İstanbul'a gitmesine razı oldu, o da İstanbul'a giderek Yüksek Veteriner Okulu'na yazıldı ve çok geçmeden tıbbiyelilerin kurduğu Devrim Komitesi'ne girdi. Rejim aleyhindeki çalışmalarından dolayı önce tutuklandı, sonra da okuldan uzaklaştırıldı (1898). İki yıl sonra rejim ve padişah aleyhinde bir mektubunun ele geçmesi yüzünden 9 ay hapse mahkûm edildi (1900). Hapisten çıkınca zaptiyece (güvenlik görevlileri) gözaltında tutulmak üzere memleketi Diyarbakır'a gönderildi.

Ziya Gökalp, Diyarbakır'da rejim aleyhtarı çalışmalara katıldı ve gizli bir dernek kurdu. Diyarbakır'daki yöneticilerin yolsuzluklarına karşı halkın şikâyet ve direnme hareketlerine öncülük etti. Bu arada ilk eseri Şaki İbrahim Destanı'nı yazdı (1908).

İttihatçı

Meşrutiyet ilân edilince kurduğu gizli derneğin yerini ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin Diyarbakır şubesi aldı. Bundan sonra Gökalp'ı yoğun bir parti etkinliği içinde ayrıca da Türkçülük ve dilde sadeleşme hareketlerinin öncüleri arasında görüyoruz. Gökalp yazdığı ülkücü şiirlerle çevresini büyük ölçüde etkiliyordu. Bu arada partinin genel merkez üyeliğine de seçilmişti.

Gökalp 1909-1919 arasında yazıları ve düşünceleriyle. İttihat ve Terakki yöneticileri üzerindeki etkisiyle bu dönemin düşünce ve siyaset hayatına yön veren en önemli fikir adamı oldu.

İstanbul'un işgali üzerine tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi. Döndükten sonra bir süre Diyarbakır'da kaldı, sonra oradan milletvekili seçildi (1923).

Ziya Gökalp Ölümünden Sonra Çıkan Başlıca Eserleri

Çınaraltı, Fırka Nedir?, Ziya Gökalp Diyor ki, Ziya Gökalp Neşredilmemiş Yedi Eseri ve Aile Mektupları, Ziya Gökalp ilk Yazı Hayatı, Ziya Gökalp Külliyatı (t. kitap Şiirler ve Halk Masalları, Z. kitap Limni ve Malta Mektupları, 3. kitap Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri).